Yöresel üslup, yazıya tam olarak geçirilemeyen bir bilgidir. Tavır, dinlenerek aktarılır.
Kaynak kayıtlar bu aktarımın ana yoludur. Usta icracıların kayıtları üslubun ilk elden belgesidir. Bu kayıtlar bir yörenin belleği sayılır.
Dinleme rastgele değil, planlı yapılır. Aynı eser birkaç kez ve farklı amaçlarla dinlenir. Her dinlemede tek bir konuya odaklanılır.
İlk dinlemede bütün izlenir. Ezginin nereye gittiği ve nerede dinlendiği not edilir.
İkinci dinlemede yay kullanımı izlenir. Hangi cümlenin bağlı, hangisinin ayrık çalındığı ayırt edilir. Bağlı ve ayrık çalma farkı burada belirginleşir.
Üçüncü dinlemede süslemeler dinlenir. Nerede ve hangi sıklıkta kullanıldığı belirlenir.
Yavaşlatarak dinlemek ayrıntıyı açar. Hızlı geçen süslemeler bu yolla ayırt edilir. Yavaş dinleme parmak hareketini de gösterir.
Farklı icracıların aynı eseri nasıl çaldığı karşılaştırılır. Fark, üslubun sınırlarını gösterir.
Dinlenen kayıtların listesi tutulur. Liste, dağar çalışmasıyla birlikte ilerler. Liste zamanla bir dinleme dağarına dönüşür.
Taklit başlangıçtır, amaç değildir. Kaynağı anlayan öğrenci zamanla kendi söyleyişini kurar.
Derslerimizde seçilmiş kayıtlar birlikte dinlenir ve üzerine konuşulur.