Üslup öğrenmek taklitle başlar. Kaynak icracının tavrını yakından izlemek, o yörenin dilini öğrenmenin yoludur.
Taklit aşaması belirli bir süre sonra yerini kişisel söyleyişe bırakır. Bu geçiş planlanmaz, kendiliğinden olur.
Kişisel ton, teknik tercihlerin toplamıdır. Yay hızı, vibrato genişliği ve süsleme sıklığı bu tercihleri oluşturur. Bu toplam zaman içinde belirginleşir.
Tercihler bilinçli hâle geldiğinde icra kişiselleşir. Bilinçsiz alışkanlıklar ise üslup değil, düzeltilmemiş hatadır.
İkisini ayırmanın yolu kayıt dinlemektir. Öğrenci kendi kaydını kaynak kayıtla karşılaştırır.
Farkların hangisi tercih, hangisi eksiklik belirlenir. Eksiklikler çalışma konusu yapılır. Ayrım yapılmadan gelişim yönsüz kalır.
Kişisel ton, üslubu bozmadan gelişir. Yöresel sınırların dışına çıkan icra bağını yitirir.
Farklı yörelerin dağarını çalışmak kişisel tonu zenginleştirir. Karşılaştırma, tercihleri belirginleştirir. Karşılaştırma kulağı da geliştirir.
Topluluk içinde çalmak da bu gelişimi destekler. Başka icracıların tercihleri duyulur hâle gelir.
Kişisel ton yıllar içinde oturur. Acele edilmesi gereken bir aşama değildir. Zorlanan bir ton yapay duyulur.
Derslerimizde kişisel söyleyiş, üslup bilgisi sağlamlaştıktan sonra desteklenen bir gelişim alanıdır.