Kabak kemane, gövdesi kurutulmuş su kabağından yapılan, yayla çalınan bir halk çalgısıdır. Gövdenin ön yüzü deriyle kaplanır.
Kabağın iç boşluğu ses kutusu görevi görür. Kabağın ölçüsü büyüdükçe ses pesleşir ve daha dolgun duyulur.
Deri kapak, köprünün taşıdığı titreşimi havaya aktarır. Derinin gerginliği ses rengini doğrudan belirler.
Sap uzun ve perdesizdir. Perde bulunmaması, ara sesleri ve makam dizilerindeki küçük aralıkları çalmaya imkân verir.
Gövdenin altından çıkan metal mil, çalgının dize ya da yere dayanmasını sağlar. Mil aynı zamanda gövdeyi döndürerek tel değiştirmeyi kolaylaştırır.
Teller çoğunlukla üç ya da dört tanedir. Düzen, çalınacak dağara göre değişebilir.
Yay, at kılından yapılır ve reçine sürülerek kullanılır. Reçine olmadan kıl tel üzerinde kayar ve ses çıkmaz.
Çalgı oturarak çalınır. Gövde sol uyluk üzerinde dengelenir ve sap serbest bırakılır.
Anadolu'da özellikle Ege ve Teke yöresi dağarıyla anılır. Bugün bu yörelerin dışında da geniş bir kullanım alanı vardır.
Ses rengi insan sesine yakın bulunur; bu yüzden türkü eşliğinde sık tercih edilir. Derslerimizde kabak kemane, çalgının yapısı tanıtılarak ve ses üretimi anlatılarak başlatılır.